UYUŞTURUCUNUN ULUSLARARASI BOYUTU VE TÜRKİYE

Hasan Hüseyin ÇALI[1][*]

Aynur KAZAK§

A. UYUŞTURUCU ÜZERİNE

İnsanlığı, en önemlisi gençliği tehdit eden uyuşturucu sorunu, hem Türkiye’nin hem de Dünyanın baş belası olmuş ve yasadışı örgütlerin en önemli gelir kaynağı haline gelmiştir. Yapmış olduğumuz bu çalışma uyuşturucunun ülkemizde ve dünyadaki boyutunu ortaya koymaktadır.

Böyle bir yazıyı kaleme alırken en çok zorlandığımız konu; uyuşturucu ile ilgili bir yazı yazalım derken, farkında olmadan, yasaklara karşı insanlarda bir çekicilik olduğundan, yanlış yazacağımız endişesi ile ince eleyip sık dokuduk. O yüzden bu yazıdaki bilgilerin çoğu derlemedir. Yazımızın amacı, uyuşturucunun gelinen ürkütücü boyutuna yetkililerin dikkatini çekmektedir.

1- Uyuşturucu Nedir?

Uyuşturucu maddeler: “kullanıldığı zaman merkezi sinir sisteminde, his ve davranışlarda değişiklik ve dengesizliğe sebep olan, tekrar kullanma halinde alışkanlık meydana getiren, ileri safhasında bağımlık yapan, yokluğu esnasında ise, ruhi ve fiziki reaksiyonlara yol açan zehirleyici maddeler” olarak tarif edilmektedir.

Uyuşturucu maddelerin en büyük özelliği toksin etkisinin bulunması, keyif verici özellik taşıması alışkanlık yaparak devamlı kullanma ihtiyacı göstermesi ve zamanla artan dozda alınma gereğini hissettirmesidir.

2- Başlıca uyuşturucu maddeler nelerdir?

a- Afyon: Haşhaşın kapsülü çizildikten sonra içinde süte benzeyen yapışkan bir sıvı akmaya başlar, bu sıvı kuruduğu zaman kahverengiye dönüşür ve sertleşir. Afyonun, kuvvetli biraz amonyağa veya bayatlamış üreye benzer bir kokusu ve çok acı bir tadı vardır. Buna ham Afyon adı verilir.

b- Morfin : 1805 yılında Fredrick SERTURNER tarafından afyondan ayrılarak elde edilmiştir. Afyon birleşiminde %8-20 arasında morfin bulunur. Saf morfin, beyaz billuri bir tozdur, suda çözülmez ve asitlerle suda çözülen tozlar meydana getirir. Afyonun kimyasal yollarla ayrımından elde edilen morfin, kapsül blok, tablet veya sıvı şeklinde bulunabilir. Çabuk alışkanlık yaratır. İnsanlar için çok etkili, çocuklar için ise zehirleyicidir. Öldürücü dozu 200mg’dir. Morfin ilk kullanıldığında canlılık ve kuvvet verir, daha sonra ise sersemlik, uyku hali, gözbebeklerinin küçülmesi, fiziki faaliyetlerinin azalması, bulantı, kan basıncının azalması, yüz renginin solması kusma, kabızlık, kaşıntı ve solunum durgunluğu gibi etkileri vardır.

c- Eroin: en tehlikeli ve en fazla bağımlılık yapan uyuşturucu çeşididir. Eroin morfinin asetik asit anhidriti veya asetilklorürle tepkimeye girmesiyle elde edilir. Genellikle şeker, süt şekeri, glikoz, kinin veya diğer maddelerle karıştırılarak piyasaya sürülür. Öldürücü dozu 60mg’dir. Çok çabuk alışkanlık yapar. Normal insanlarda 7 kez kullanıldıktan sonra (psikopatlarda ise ilk şırıngadan sonra) başlar. Bağışıklılık nedeniyle alınan doz miktarı her defasında artar.

d- Esrar: Hemen hemen Türkiye’nin her yerinde yetişebilen dişi Hint kenevirden elde edilir. Bitkinin yaprakları üzerindeki reçine esrar çıkartılması ve elekten geçirilmesiyle elde edilir. Esrarın insan beyni ciğerleri kalbi ve üreme sistemi üzerende olumsuz etkileri vardır. Önce hoş duygular hisseden kişi, daha sonra çılgınlık ve devamlı kullanımda ise deliliğe yol açar.

Diğer uyuşturucu madde çeşitleri ise; Kokain, Crack, Kodein, Marihuana, Opium, Meskalin, Amfetamin , LSD’dir.[2]

3- Neden İnsanlar Uyuşturucu Madde Kullanmaya Başlar?

  1. Merak ettikleri için,
  2. Yeni bir şey denemek amacı ile,
  3. Taklit ve özenti,
  4. Uykusuz kalabilmek amacı ile,
  5. Zayıflamak amacı ile,
  6. Sıkıntıdan uzaklaşmak amacı ile,
  7. Arkadaş grubuna kendisini kabul ettirmek amacıyla,
  8. Arkadaşının teklifini reddedemediği için uyuşturucu madde kullanmaya başlar.

4- Kişiyi Uyuşturucu Madde Bağımlılığına İten Sebepler Nelerdir?

a. Aile sevgisi ve ilgisinin yeterince sağlanamaması veya aşırı baskı sonucu ailesinden uzaklaşmak için,

b. Uyuşturucu maddelerin kolayca temin edilebilmesi,

c. Teşvik ve tavsiyeler

d. Uyuşturucu bağımlısı yakınlarının olması,

e. Medya kuruluşlarının özendirici ve merak uyandırıcı programları,

f. Kişinin daha önceden sahip olduğu alkol ve sigara bağımlılığı.

5- Uyuşturucu Madde Bağımlıları Nasıl Tespit Edilir?

  1. Kişinin ilaçları saklamaya ve gizlemeye çalışması,
  2. Cilt üzerinde dövmeye benzeyen siyah ve mor iğne lekelerinin olması, (bunlar deri altına iğne yapıldığına işaret eder ve genelde kollara ve hatta ellerin üstünde olur)
  3. Damarlar üzerinde ve damarların yüzeye yaklaştığı yerlerde su toplanmasını andıran iltihapların olması.
  4. Uyuşukluk, uykulu olma, veya kendinden geçme, aynı zamanda kaşıntı varmış gibi vücudu kaşıma eğilimi (bu bazen uyuşturucu maddenin dozunun fazla kaçırılmış olduğunu ifade eder)
  5. Tamamen tecrid edildiği veya gözaltında tutulduğu takdirde bağımlı olduğu ilacı alamamaktan ötürü bazı yoksunluk belirtileri göstermesi,
  6. Göz bebeklerinin ebatının büyük ölçüde değişmesi
  7. Kişinin oturup gözlerini boş bir noktaya dikmesi
  8. Ateşe tutmak için sapı arkaya bükülmüş çay kaşığı veya tel saplı metal şişe kapağı, şırınga gibi uyuşturucu kullanımında kullanılan aletlerin bulunması.
  9. Kişinin belirli zamanlarda (genellikle 4-5 saatte bir ) ortadan kaybolma eyleminde bulunması (uyuşturucu kullanabilmek için)
  10. Kişinin kazancıyla diğer ihtiyaçları dışındaki harcamaları arasında dengesizlik olması,
  11. Önceden güvenilir olan bir kişinin cinayet (kiralık katil) soygun, beyaz kadın ticareti hırsızlık, zimmetine para geçirme, kalpazanlık, fahişelik vb. suçlara yönelmesi.
  12. Uyuşturucu madde bağımlılarının sinirli oluşu, enjekte zamanı yaklaştığında gözlerinin sulanması, burunlarının akması, ağrı, kaşıntı ve esnemelerinin olması, göz bebeklerinin büyümesi
  13. Uyuşturucu madde kullananların lisanı olan özel argonun bilinmesi.

6- Uyuşturucu Madde Bağımlıları Hangi Tür Suçları İşler?

Uyuşturucu madde bağımlıları iki şekilde suç işlemektedir.

  1. uyuşturucu madde elde etmek veya bunun için gerekli parayı temin etmek için
  2. kullanılan maddenin tesiri ve suça itişi, nedeniyle suç işlerler.

Bağımlıların işlediği suçlar genelde mala karşı işlenen cürümlerdir. Bağımlılar, uyuşturucu için gerekli parayı elde etmek amacıyla hırsızlık, dolandırıcılık, yankesicilik, sahtekarlık, emniyeti suistimal, fuhuşa teşvik ve uyuşturucu madde satıcılığı yapmaktadırlar.

Uyuşturucu maddenin tesiriyle meydana gelen illüzyon hallusinasyonlar sırasında müessir fiil ve adam öldürme suçları da özellikle mizaç itibariyle suç işlemeye meyilli olan kişiler işlemektedir.

Kokainmanların işlediği suçların başında doktor reçeteleri üzerinde sahtekarlık, ırza geçme ve sarkıntılık suçlarına sık sık rastlandığı, kadın kokain bağımlılarında fuhuş teşhircilik vb. suçlarının işlendiği tespit edilmiştir.

B- UYUŞTURUCUNUN ULUSLAR ARASI BOYUTU

Fiyatları Kim Belirliyor

Fiyatlar Türkiyedeki duruma göre arz-talep dengesiyle şekilleniyor. ABD’nin raporuna göre Türklerin eroini kaliteli. Eroini yurtdışına taşıyan kaçakçılar bunun bir kısmını kaliteli Arnavut esrarıyla değiş tokuş ediyor.

İstanbul Emniyeti'nin değerlendirmesi geniş aile yapısı etrafında örgütlenen Türk mafyasının doğu ucunu Kürt, batı ucunu Boşnak ve Arnavut ailelerin elinde tuttuğu yönünde. Aile reisleri genelde yurtdışında yaşıyor. Babaların babası, ünlü eroin kaçakçısı Cumhur Yakut'un ise şu sıralar Arap Yarımadası'nda olduğu tahmin ediliyor.[3]

Kaliteli Eroin Nerede Yapılır

Emniyetin verilerine göre Türk eroini Van-Hakkari kırsalındaki ‘‘illegal’’ laboratuvarlarda üretiliyor. Bu üretim çevresini ve geçiş güzergahını da zehirliyor: Van, Antep ve Diyarbakır 2002 rakamlarına göre eroin kullanımında ilk sıralarda yer alıyor. Türk mafyası, eroninin Türkiye'de bulunmayan baz maddesi, asetik anhidriti Rusya'dan sağlıyor. Türkiye, İran ve Afganistan'a ulaştırıyor.

Türkler Kokaine Bulaşmıyor

Dünya uyuşturucu pazarının boyutlarını saptamaya çalışan uzmanların baktığı nokta, yakalanan uyuşturucunun miktarı. Veriler doğrultusunda Türklerin kokain işine karışmadıkları kanısı yaygın.

Türk eroin kaçakçıları Belçika pazarına hakimiyetlerini burada yaşayan bazı Türklerin lojistik yardımıyla elinde tutuyor.

Belçika

Belçika'da dolaşan eroin trafiğinin önemli bir kısmı Türk grupların elinde.

Esrarda Türkiye kendi kendine yeten ülkelerden biri! Ürettiğini tüketiyor. Ama Türkler eroin karşılığında aldıkları kaliteli Arnavut esrarını Batı pazarlarına taşıyor. 2002'de Türkiye'de yakalanan esrarın yüzde 70'i Arnavutluk kökenli. Türk kullanıcıların yüzde 77.4'ü esrar, yüzde 14'ü eroin kullanıyor.

Almanya

Hollanda üzerinden Almanya'ya gelen uyuşturucuda Almanlar kadar, her iki ülkede de yerleşmiş Türklerin payı var. Alman makamlar Hollanda makamlarıyla işbirliği içinde Hollanda'dan Almanya'ya eroin sokan Türk-Alman uyuşturucu şebekesini çökertti.

Yunanistan

Yunanistan, Türkiye üzerinden Batı Avrupa'ya giden Ortadoğu kökenli haşhaş ile Güneybatı Asya kökenli esrar ve eroinin önemli bir geçiş noktası. Bu uyuşturucu Yunanistan'a Türkiye sınırından otobüs ve otomobiller yoluyla giriyor. Buradan denizyoluyla İtalya'ya ulaştırılıyor. Türkiye'de işlenen eroinin bir kısmı kokainle değiştirilmek üzere Yunanistan üzerinden Latin Amerika'ya gidiyor

Slovenya

Macaristan, Hırvatistan, İtalya, Avusturya ile olan sınırı ve Adriyatik'teki kısa sahili Slovenya'yı Arnavut, İtalyan ve Türk suç örgütlerinin hedefi haline getiriyor. Ülkenin ana taşımacılık limanı olan ve Kuzey Adriyatik'te yer alan Koper, özellikle Kuzey Afrika esrarı ve Güney Amerika kokaini için önemli bir sıçrama noktası oluşturuyor.

Türkmenistan

Önemli bir üretici olmamasına rağmen, Türkmenistan Afganistan'la 1180, İran'la 800 kilometre sınırı nedeniyle Türk, Rus ve Avrupa pazarlarına ulaşacak uyuşturucu için hayati bir geçiş noktası.

İran

İran genel olarak başka ülkelerde üretilen uyuşturucunun taşıma kanalı olarak görülse de Türkiye sınırında afyon üretimi yapıldığına dair istihbarat var. Türk yetkililer İran'da yoğun biçimde eroin imal edildiği konusunda ABD'li uzmanlardan daha emin konuşuyor. Türkiye bu afyonun olağan ilk adresi. Buradan da Rusya ve Avrupa'ya taşınıyor. Üretilen bütün baz morfinin ve afyonun yüzde 40'ının Türkiye'ye yöneldiği tahmin ediliyor.

Suriye

Türkiye'den yola çıkan narkotik trafiği hálá Suriye'nin uyuşturucuyla mücadeledeki çabalarına meydan okuyor. Ele geçirilen miktarlardaki artış Suriye'den diğer ülkelere giden haşhaş ve kokainde bir artışa işaret ediyor.

Rusya

Rusya, Afganistan üzerinden gelen ve yarısından fazlası Batı Avrupa'ya giden uyuşturucu için önemli bir transit ülke. İç tüketime yönelik yapılan esrar üretimi önemli değil ama Rusya'nın önemi, Türk, Afgan ve İran eroini için gereken kimyasal maddeleri temin etmesi.

Arnavutluk

Arnavutluk, Türkiye'den başlayıp Bulgaristan, Makedonya üzerinden Batı Avrupa'ya ulaşan eroin hattının diğer ucunda yer alıyor. Bu önemli konumuna ve hızlı artan uyuşturucu kullanımına karşın etkin mücadele yürütülemiyor.

Ermenistan

Asya ve Avrupa arasında bir Kafkas köprüsü olan Ermenistan uluslararası uyuşturucu trafiğinin önemli bir geçiş noktası olma potansiyeline sahip. Ülkenin Karabağ sorunu dolayısıyla Türk ve Azeri sınırlarının kapalı olmasına karşın Türkiye'den gelen afyon ve eroin ülkeye Gürcistan üzerinden giriyor.

Bulgaristan

Türkiye üzerinden Batı pazarlarına ulaştırılmaya çalışılan eroinin ve eroin imalatında kullanılan maddelerin Türkiye'ye giriş yolu üzerinde.

C- UYUŞTURUCU MADDE KAÇAKÇILIĞI VE TÜRKİYE

Afyon, koka ve kenevir bitkilerinin öz sularındaki tehlikeli sırrın keşfedilmesi, insanın uygar ve toplumsal bir varlık haline gelmesinden çok öncelere dayanmaktadır. Bu maddelerin insan üzerinde yapmış olduğu tahribat ve bağımlılık anlaşılıncaya kadar afyon, tüm dünyada patentli/patentsiz ilaçların içerisinde yaygın olarak kullanılmış ve zamanla madde bağımlılığı insanlığın en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Böylelikle arz ve talebe bağlı olarak, üretim alanlarından tüketim alanlarına doğru uyuşturucu madde kaçakçılığı başlamıştır.

Ülkemiz, dünya üzerinde uyuşturucu madde suçlarının, arz ve talebe bağlı olarak ülke sınırlarını tanımayan bir seyir izlediği bilinciyle, bu maddelerin üretim, nakliye ve tüketim aşamalarında gerçekleştirilecek olan operasyonlarda, uluslararası işbirliğinin zorunluluğuna inanmaktadır.

Yasadışı uyuşturucu madde trafiğinin; ülkelerde yaşanan savaş ve iç karışıklıklar ile ülkelerin siyasi yapılarındaki değişmelere göre şekillendiği görülmektedir. Bu bağlamda, bulunduğumuz coğrafyada ülkemizi etkileyen kaçakçılık güzergahları Balkan, Kuzey Karadeniz ve Doğu Akdeniz Rotaları olarak ortaya çıkmaktadır.[4]

Balkan Rotası; Güneybatı Asya haşhaş ekim bölgelerinden başlayarak, İran ve ülkemiz topraklarını geçip, Balkan Yarımadası üzerinden iki ana yola ayrılmaktadır. Birinci yol (Kuzey Yolu); Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya üzerinden Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine, ikinci yol (Güney Yolu) ise, ülkemiz ve Yunanistan üzerinden denizyoluyla İtalya veya karayoluyla yine Yunanistan üzerinden Arnavutluk-Makedonya-Bosna Hersek gibi Balkan ülkeleri üzerinden Batı Avrupa’ya ulaşmaktadır. Bu iki güzergah dışında Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerini içerisine alan alternatif güzergahların da zaman zaman kullanıldığı görülmektedir.

Kuzey Karadeniz Rotası; Güneybatı Asya’dan iki ayrı kol halinde gelerek Karadeniz’in kuzeyinde birleşmektedir. Birinci yol (Kuzey Yolu), Afganistan’dan başlayıp, Orta Asya Cumhuriyetlerini geçerek, Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Çek Cumhuriyeti ve Polonya üzerinden, ikinci yol (Güney Yolu) ise, yine Afganistan’dan İran’a, oradan da kuzeye yönelerek Azerbaycan ve Kafkasya üzerinden Rusya ve Ukrayna’ya devamında da Batı Avrupa’ya ulaşmaktadır.

Doğu Akdeniz Rotası; Pakistan limanlarından Hint Okyanusu, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalını takiben Akdeniz üzerinde Kıbrıs Adasının güneyinden Avrupa’ya ulaşan deniz rotasıdır.

D- DEĞERLENDİRME

Görülüyor ki Türkiye, uyuşturucu pazarında hem üretim, hem tüketim, hem ulaştırmada jeopolitik konumu bakımından, bir köprü görevini görmektedir.

Yapılan titiz çalışmalar doğrultusunda büyük ölçüde bel kemiği kırılan uyuşturucu mafyaları; en önemli gelir kaynakları olan uyuşturucuyu halen maddi kazanç için üretmekte pazarlamakta ve dağıtmaktadır.

Yapılabilecek en mükemmel darbe, Emniyet Teşkilatının yapmış olduğu operasyonlara ek olarak, polisin vatandaştan yardım alması ve halka verilecek eğitim doğrultusunda halkın bilinçlendirilmesidir. Bu doğrultuda, İstanbul Emniyet’inin halka vermiş olduğu konferanslar ve televizyonların desteklemesi güzel olmuştur. En son olarak, manken “Burçin Bircan”ın uyuşturucu sonucu ölmesi, aileler için hem ibret hem de ders alınması gereken bir hadise olmalıdır. Derlememizde görüleceği üzere, komşu ülkelerdeki uyuşturucu trafiği, önemsenecek ölçülere ulaşmıştır.



[1][*] Komiser, Öğretim Görevlisi, Aksaray Polis Meslek Yüksek Okulu.

§ 2.Sınıf Öğrencisi, Aksaray Polis Meslek Yüksek Okulu.

[2] , Erişim Tarihi: 03.01.2004.

[3] Hürriyet, Savaş Özbey, 20 Temmuz 2003.

[4] T.C. İçişleri Bakanlığı, Kaçakçılıkla Mücadele Web Sayfası.